Burada
Tüm yazılar
Trend7 dakika okuma

Sürdürülebilirlik raporlama zorunluluğu ERP'nin gündemine giriyor: TSRS ve veri altyapısı

KGK'nın Ocak 2026 kararıyla büyük ölçekli işletmeler ve BDDK'ya tabi bankalar için sürdürülebilirlik raporlaması zorunlu hale geldi. Artık finans ekibinin değil ERP'nin veri modelinin sorunu — kapsam, tedarik zinciri etkisi ve sorulacak sorular.

EB
Erp Burada Ekibi
Erp Burada Editörlüğü
Paylaş

Bir ihracatçı firmanın mali işler müdürü, geçen ay bağımsız denetçiden gelen soruyu ilk okuduğunda ne demek istediğini tam çözemedi: "Kapsam 1 ve Kapsam 2 sera gazı emisyon verinizi hangi sistemden çekiyorsunuz?" ERP'de böyle bir alan yoktu. Elektrik faturaları muhasebe modülünde gider kalemi olarak duruyordu, üretim hattındaki doğalgaz sayacı verisi ise tesis müdürünün elindeki ayrı bir Excel dosyasındaydı. İki veri kümesini birleştirip denetime hazır bir rapora dönüştürmek üç haftalık manuel bir çalışmaya dönüştü. Bu senaryo, 2026'da giderek daha fazla mali işler ekibinin karşılaştığı bir gerçeği özetliyor: sürdürülebilirlik raporlaması artık bir gelecek planı değil, ERP'nin bugünkü veri modelini zorlayan somut bir yükümlülük.

KGK'nın kararı ne diyor

Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu (KGK), Türkiye Sürdürülebilirlik Raporlama Standartları'nın (TSRS) uygulama kapsamını 16 Ocak 2026 tarihli kararıyla güncelledi. Karara göre aktif büyüklüğü, yıllık net satış hasılatı ve çalışan sayısı ölçütlerinden en az ikisinin eşik değerini art arda iki raporlama döneminde aşan işletmeler TSRS kapsamında sürdürülebilirlik raporu hazırlamakla yükümlü. Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu denetimindeki bankalar ise herhangi bir eşiğe bakılmaksızın doğrudan kapsamda; bazı küçük ölçekli mali kuruluşlara 2025 ve 2026 dönemleri için geçici muafiyet tanındı. Eşik değerlerin kendisi zaman içinde güncellenebildiği için kesin bir rakam vermek yerine, kapsam durumunu her raporlama döneminde KGK'nın güncel kararından doğrulamak gerekiyor.

TSRS süreci aslında 2024'te büyük ölçekli, halka açık şirketler için başladı; 2026'daki güncelleme kapsam ölçütlerini yeniden tanımlayarak listeyi genişletti. Bu, düzenlemenin tek seferlik bir eşik belirlemesi değil, birkaç yıla yayılan ve her güncellemede kapsamı büyüten bir süreç olduğunu gösteriyor — ERP tarafında planlama yapılırken bugünkü eşiğin değil, kapsamın büyüme yönünün dikkate alınması gerekiyor.

Daha belirleyici olan nokta şu: kapsamdaki işletmeler için sürdürülebilirlik raporu ilk yıldan itibaren bağımsız güvence denetimine tabi. Yani rapor, mali tablolar gibi dışarıdan bir denetçinin veri kaynağını sorgulayabileceği bir belge haline geliyor — "bu rakama nasıl ulaştınız" sorusuna dayanaksız bir Excel dosyasıyla cevap vermek risk taşıyor.

Neden bu bir ERP sorunu

Sürdürülebilirlik raporu klasik mali veriden farklı bir veri seti istiyor: enerji tüketimi, sera gazı emisyonu, su kullanımı, atık yönetimi, tedarikçi bazlı çevresel performans, çalışan sağlık-güvenlik ve çeşitlilik göstergeleri. Bu bilgilerin çoğu bugüne kadar ERP'nin veri modelinde hiç yer almadı; elektrik faturası bir gider kalemi olarak muhasebeleşti ama kilovat-saat cinsinden tüketim verisi hiçbir yere kaydedilmedi. Bağımsız güvence denetimi bu boşluğu görünür kılıyor: veri kaynağından rapora giden zincir izlenebilir ve tekrarlanabilir olmalı; bu da tam olarak bir ERP'nin iyi yaptığı iş — tek koşul, ERP'nin bu veri tiplerini de kapsayacak şekilde genişlemesi.

Bugün birçok işletmede bu veri ERP'nin dışında, ayrı bir "sürdürülebilirlik yazılımı" ya da danışmanlık firmasının hazırladığı bir Excel şablonunda tutuluyor. Kısa vadede bu çözüm işe yarayabilir, ama denetimin her yıl tekrarlanan bir yükümlülük olduğu düşünülürse, veri toplama sürecini ERP'nin veya ERP'ye entegre bir modülün üstlenmesi hem tekrarlanan iş yükünü azaltıyor hem de denetim izini güçlendiriyor.

Kapsamda olmayan işletmeler neden ilgilenmeli

AB Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması'nda (CBAM) görülen dinamik burada da tekrarlanıyor: doğrudan kapsamda olmayan bir tedarikçi, kapsamdaki büyük bir alıcının raporlama zincirine girdiği anda aynı veriyi üretmek zorunda kalıyor. Özellikle ihracat sektöründeki firmalar ve büyük holding yapılarıyla çalışan tedarikçiler için bu baskı önümüzdeki dönemde artacak bir kalem. Kapsamda olmayan bir KOBİ bugün rapor hazırlamak zorunda değil, ama enerji ve emisyon verisini düzenli kaydetme alışkanlığını şimdiden kurmak, ileride gelecek bir talebe hazırlıksız yakalanmamak anlamına geliyor. İhracata dayalı işletmelerin ERP tercihini hangi kriterlere göre yaptığını ihracatçılar için ERP karşılaştırmamızda ayrıca ele aldık.

ERP vendörlerinin tepkisi: değişken bir olgunluk

Büyük uluslararası ERP vendörleri ürün yol haritalarında sürdürülebilirlik ve ESG veri yönetimini öne çıkan bir başlık olarak konumlandırıyor; bulut mimarisine sahip büyük platformlar — SAP S/4HANA Cloud incelememizde ele aldığımız gibi — bu tür ek modülleri merkezi güncellemelerle görece hızlı devreye alabiliyor. Türkiye'de üretilen ERP'lerde bu alan henüz olgunlaşma aşamasında; DIA ERP gibi bulut-öncelikli yerli ürünler dahil çoğu vendor için sürdürülebilirlik veri modülü ya yol haritasında ya da üçüncü parti bir platformla entegrasyon üzerinden çözülüyor. Bir ERP'nin "ESG modülümüz var" demesi tek başına yeterli değil — modülün hangi veri tiplerini kapsadığı, tedarikçi verisini toplayıp toplamadığı ve denetim izi bırakıp bırakmadığı somut olarak sorulmalı; bu tür özellik iddiaları için genel pazarlama sayfası değil vendor'ın güncel dokümantasyonu esas alınmalı.

Bu olgunluk farkının pratik sonucu maliyette görülüyor: sürdürülebilirlik modülü ürünün çekirdeğine gömülüyse ek bedel genelde sınırlı kalıyor, üçüncü parti bir ESG platformuna entegrasyon gerekiyorsa ayrı bir lisans ve entegrasyon projesi bedeli devreye giriyor. Hangi modelin hangi ölçekte daha ekonomik olduğu tek bir formülle söylenemez; kapsamdaki bir işletme bu kararı vermeden önce en az iki-üç vendor'dan somut, karşılaştırılabilir bir teklif almalı.

Veri toplamaya nereden başlanır

Kapsamda olsun ya da olmasın, pratikte iş üç adıma indirgeniyor. Önce enerji faturaları tesis veya lokasyon bazında ayrıştırılmalı — tek bir konsolide muhasebe kaydı yeterli değil. Ardından tedarikçi listesi hacme göre önceliklendirilmeli; yüzlerce tedarikçiden aynı anda veri istemek yerine en yüksek hacimli birkaç düzine ile başlamak daha gerçekçi. Son olarak bu veriler için ERP içinde ya da ayrı bir modülde sabit bir kayıt şablonu oluşturulmalı ki her dönem aynı alanlar, aynı birimlerle doldurulsun — aksi halde bir sonraki raporlama döneminde veriler birbiriyle karşılaştırılamaz hale gelir.

Satın alma ve değerlendirme sürecinde sorulacak sorular

  • ERP'nin veri modelinde enerji tüketimi, emisyon ve su kullanımı için hazır alan var mı, yoksa özel alan (custom field) açmak mı gerekecek?
  • Tedarikçi bazlı çevresel veri toplama için bir iş akışı sunuluyor mu, yoksa bu süreç yine Excel'e mi düşüyor?
  • Veri kaynağından rapora giden zincir, bağımsız denetçinin izleyebileceği bir kayıt bırakıyor mu?
  • Sürdürülebilirlik modülü ürünün kendi çekirdeğinde mi, yoksa ayrı bir üçüncü parti platforma mı bağlanıyor; bu entegrasyonun hazır bir bağlantısı var mı?
  • Vendor'ın bu alandaki yol haritası hangi tarihe kadar netleşiyor; bu bir sözleşme taahhüdü mü yoksa sözlü bir vaat mi?

Kapsam durumuna göre öncelik çerçevesi

DurumÖncelik
BDDK denetimine tabi bankaKapsamda; veri altyapısı ve denetim izi acil planlanmalı
Üç ölçütten en az ikisini aşan büyük ölçekli işletmeKapsamda; ERP'nin sürdürülebilirlik veri modeli değerlendirme sürecine şimdiden dahil edilmeli
Kapsamdaki büyük alıcının tedarikçisi (ihracatçı KOBİ dahil)Kapsam dışı ama talep gelmeden veri kaydetme alışkanlığı kurulmalı
Yalnızca iç pazarda çalışan küçük ölçekli işletmeŞimdilik düşük öncelik; KGK kararındaki eşik güncellemeleri izlenmeli

Bu çerçeve hukuki görüş yerine geçmez; kapsam durumu şüpheliyse mali müşavir veya bağımsız denetim firmasıyla doğrulanmalı.

Kısa vadede pratik adım

ERP değişikliği ya da yeni ERP arayışı gündemdeyse, sürdürülebilirlik veri modelini artık standart bir değerlendirme kriteri olarak demo sürecine eklemek gerekiyor — e-fatura entegrasyonunun bugün "olmazsa olmaz" listesine girdiği gibi bu kriter de kısa sürede aynı listeye taşınacak. Demo aşamasında sorulacak soruların genel çerçevesini ERP demo değerlendirme rehberimizde topladık; sözleşme aşamasına geçmeden önce kontrol edilmesi gereken maddeler için ERP sözleşmesi kontrol listemiz de yol gösterici olabilir. Kendi kapsam durumunu ve ERP'sinin bu alandaki hazırlığını birlikte değerlendirmek isteyen kurumlar bir keşif görüşmesi talep edebilir; ölçeğe uygun ürünleri kısa listeye indirmek için uygun ERP bul aracı da kullanılabilir.

Kaynaklar

Bu yazıyı paylaş

Sıkça sorulan sorular

TSRS nedir ve kim çıkarıyor?

TSRS (Türkiye Sürdürülebilirlik Raporlama Standartları), Kamu Gözetimi, Muhasebe ve Denetim Standartları Kurumu (KGK) tarafından yayımlanan ve işletmelerin çevresel, sosyal ve yönetişim performanslarını standart bir formatta raporlamasını düzenleyen standartlar bütünüdür. Uygulama kapsamı KGK'nın kurul kararlarıyla belirlenir ve zaman içinde güncellenir.

Hangi şirketler TSRS kapsamında sürdürülebilirlik raporu hazırlamak zorunda?

KGK'nın kararına göre aktif büyüklüğü, yıllık net satış hasılatı ve çalışan sayısı ölçütlerinden en az ikisinin eşik değerini art arda iki raporlama döneminde aşan işletmeler kapsamdadır. BDDK denetimindeki bankalar herhangi bir eşiğe bakılmaksızın doğrudan kapsamdadır. Kesin eşik rakamları güncellenebildiği için bir işletmenin kapsamda olup olmadığı KGK'nın güncel kararından ve gerekirse bağımsız denetçiden teyit edilmelidir.

Kapsamda olmayan bir KOBİ neden bu konuyla ilgilenmeli?

AB Sınırda Karbon Düzenleme Mekanizması'nda (CBAM) görülene benzer bir dinamikle, kapsamdaki büyük bir alıcı ya da ihracat müşterisi kendi raporlama zinciri için tedarikçilerinden aynı veriyi istemeye başlayabilir. Kapsam dışı bir işletme bugün rapor hazırlamak zorunda değil, ama enerji ve emisyon verisini düzenli kaydetme alışkanlığı kurmak ileride gelecek bir talebe hazırlıksız yakalanmamayı sağlar.

ERP'm TSRS'ye hazır mı, nasıl anlarım?

Vendor'a doğrudan sorulması gereken sorular şunlardır: enerji, emisyon ve su kullanımı için hazır veri alanı var mı; tedarikçi bazlı veri toplama iş akışı sunuluyor mu; veri kaynağından rapora giden zincir bağımsız denetçinin izleyebileceği bir kayıt bırakıyor mu. Genel bir pazarlama ifadesi yerine güncel dokümantasyon veya destek hattından somut cevap istenmelidir.

Bağımsız güvence denetimi ne anlama geliyor?

Kapsamdaki işletmelerin sürdürülebilirlik raporu, mali tablolar gibi dışarıdan bağımsız bir denetçi tarafından incelenir ve denetçi verinin kaynağını, hesaplama yöntemini sorgulayabilir. Bu, raporun dayandığı verinin izlenebilir ve tekrarlanabilir olmasını, dolayısıyla dağınık Excel dosyalarından ziyade sistematik bir kayıt altyapısını gerekli kılar.

Sürdürülebilirlik veri modülü ERP'ye mi entegre olmalı, yoksa ayrı bir yazılım mı yeterli?

Kısa vadede ayrı bir sürdürülebilirlik yazılımı veya danışmanlık şablonu işe yarayabilir, ama denetim her yıl tekrarlanan bir yükümlülük olduğundan ERP'nin veya ERP'ye entegre bir modülün bu veriyi üstlenmesi tekrarlanan iş yükünü azaltır ve denetim izini güçlendirir. Hangi modelin daha ekonomik olduğu ölçeğe göre değişir; karar öncesi birden fazla vendor'dan karşılaştırılabilir teklif alınmalıdır.

Kararınızı netleştirelim

15 dakikalık ücretsiz görüşmede ihtiyacınızı dinler, 2-3 ERP öneririz. Vendor satış görüşmesi değil — bağımsız tavsiye.